Bir elin nesi var iki kardeşin markası var

Bir elin nesi var iki kardeşin markası var

Ürün ve tasarımların doğal olduğu Gallia, dekorasyon dünyasına farklılık katmayı hedefliyor.

İç Mimar Cem Yardımcı ve Tasarımcı Cemre Yardımcı kardeşler, üretim gücü, tasarım ve doğayı birleştirerek Gallia markasını 2021 yılında kurdular. Tüketicilere ürettikleri tasarımları “kendim seçtim” dedirttirmek amacında olduklarını söyleyen bu iki kardeş, dünyanın her yerine internet üzerinden tasarımlarını satacak.

Öncelikle, nereden çıktı bu fikir?

Halıcılık, bizim aile mesleğimiz. Gelişim Halı markası olarak hand tuft ve robotuft halılar üretiyoruz. Gallia markasını ise kendi zevkimize göre ürünler tasarlayıp insanlara sunmak istediğimiz için kurduk.

Türkiye’de bizim üretebildiğimiz hand tuft ve robotuft halılar çok fazla bilinmiyor. Yıllar önce ben tasarımcıyım diye gelen insanlar, aslında yurtdışında daha önce kullanılmaya başlayan pinterest gibi sitelerden desenler alıp halı yapanlardı. Özellikle pandemi süreci ile birlikte sosyal medyanın kullanımının artmasıyla bu açığı doldurmak istedik. Ama daha önemlisi kendi kullanabileceğimiz ürünleri insanlara sunmak amacındayız. Kendimiz evimize bir eşya alsaydık hangi kalitede ve nasıl bir tasarıma sahip ürünü alırdık? diyerek diğer markalardan farklı olma anlayışına sahibiz.

O zaman tasarım, eskisine göre artık daha çok önemli diyebilir miyiz?

Herhangi bir markadan kıyafet alırken hepimiz genelde “ben bunu seçtim” deriz. Aslında o ürün, tasarımcının bize sunduğu bir kıyafet. Biz de kendimizce güzel olan tasarımları insanlara sunarak onlara “kendim seçtim” dedirtmek ve memnun olmalarını sağlamak istiyoruz.

Biz üretim yaparken, halının alt ve üst zeminlerine yaptığımız maliyet yatırımlarından kaçınmıyoruz. Ve şu konu da çok iddialıyız ki;  Türkiye’deki en kaliteli hand tuft halıları üretiyoruz.

 

Ürünleri tasarlarken nelere dikkat ediyorsunuz?

Bizim için en önemli tema doğa. Yolda yürürken bir taş görüp onun desenini çıkartabiliyoruz. Ya da bir ağaç kovuğunu halıya dokuyabiliyoruz. Doğadan bir şeyler alıp harmanlayarak yapıyoruz tasarımlarımızı.

Tasarımlarda doğayı kullandığınızdan bahsettiniz. Peki, üretimde doğal ürünler kullanıyor musunuz?

Tasarım için ne kadar doğadan ilham alıyorsak, ürettiğimiz ürünlerin de mümkün olduğu kadar doğal olmasına özen gösteriyoruz. Yünlerimizi Yeni Zelanda’dan getirtiyoruz. Dünya genelinde en temiz yün Yeni Zelanda’da. Dağlarda yetişen koyunların sırtındaki en temiz bölgesinden alınan yünler bunlar. Aynı zamanda da ipliğe döndüğünde daha sağlam bir malzeme elde ediyoruz. Coco ağacının liflerini kullanarak ürettiğimiz ve duvardan duvara halılarda kullandığımız doğal ürünlerimiz var. Halıların alt tabakasında lateks kullanıyoruz. Daha sonra bunları da cotton kaplama yapıyoruz. Yeni doğal ürünler konusunda da çalışmalarımıza devam ediyoruz.

Son olarak marka olarak küresel anlamda bir hedefiniz var mı?

Bizim amacımız internet üzerinden dünyanın her yerine katma değerli ürünler satmak. Dünya genelinde aktif olan pazar yerlerinden ürünlerimizi tüketiciler ile buluşturmak istiyoruz. Çünkü dünyaya baktığımızda satış anlamında Türkiye çok küçük bir nokta gibi. Dünyaya açılmayan bir şirketin önümüzdeki 10 yıl içerisinde hayatta kalıp işlerini sağlıklı bir şekilde yürütmesi çok zor.

Comments are closed.